11 Aralık 2013 Çarşamba
WestJet'den Müşterilerine Unutulmaz Bir Deneyim!
Müşterilerinize unutulmaz deneyimler yaratmak için onlara ilk başta unutulmaz anlar yaşatmalısınız.
Müşterilerinizin kalbini kazanmalı ve vermiş olduğunuz hizmette onları anladığınızı, duyduğunuzu ve hissettiğinizi müşterilerinize en samimi şekilde belli etmelisiniz. Peki Nasıl? Ya da bunları söylemesi kolay diyenler için sizlere çok iyi bir örneği vermek isterim.
Bugün facebookta çok orjinal bir video bir çok kişi tarafından paylaşılıyordu ve tam da bu blogda yer alması gereken bir konu hakkındaydı! Kanadalı havayolu şirketi WestJet'in müşterileri için hazırlamış olduğu video ve bu sürpriz gerçekten de müşteride "WOW" efekti yaratacak cinsten!
Gelin videoya bir bakalım :)
Bu tip örnekleri paylaşmayı seviyorum, çünkü rekabetin çok yüksek olduğu bu devirde herkes yaklaşık olarak aynı hizmeti veriyor. Asıl fark müşterilerimize dokunduğumuz o her "touch point"te neler yaşattığımız.. Bu video umarım bazı markalara ilham verir ve onlarda müşterilerine unutulmayacak anlar yaşatırlar.
Yeni örnekleri paylaşmak dileğiyle..
10 Kasım 2013 Pazar
Küçük Esnaftan Deneyim Dersleri...
Müşterilerinize muhteşem bir deneyim yaratmak istiyorsanız,onların duygularına dokunmalısınız..
Sadece göstermelik onlara ekstra bir hizmet sunmak ya da samimi olmayan tutumlarla onları etkilemek yerine bence daha insancıl ve daha içten bir farklılıkla, müşterilerinizin markanıza, hizmetinize bağlanmasına ve bundan memnun olmasına sebep olabilirsiniz..
Çevremde hizmet aldığım yerleri ve hizmet şekillerini hep düşünüyorum.
Neden bazı markaları HEP tercih ediyorum? Neden etrafta binlerce aynı ürün varken onların dükkanını ya da mağazasını tercih ediyorum diye sorguluyorum. Son zamanlarda sık sık uğradığım ve bana iyi bir deneyim ve hizmet yarattıran küçük esnaftan örnek vermek istiyorum..
Yeni taşındığım mahallemde TADIM adında bir pastane var. ve bu pastanenin yıllardır değişmeyen bir hizmet anlayışı var. Adım atar atmaz hemen size pişmiş olan kurabiyelerinden 1 tanesini elinize tutuşturuyorlar.. Adı gibi, müşterilerine "tadım" yaptırmadan bırakmıyorlar.. Bence bu çok minik ama müşteriyi bağlamak, onunla insancıl bir iletişim kurmak için çok değerli. Hani hep diyoruz ya müşterilerinizin duygularına dokunun.. işte bu minik esnaf da bence paylaşma duygusunu çok iyi yaşatıyor.. karşılık beklemeden müşterilerinize minik hediyeler sunmak bence işe yarayan şeylerden biri..
AVM'lerin, koca koca hipermarketlerin olduğu şehirlerde, ne yazık ki böyle küçük jestleri, paylaşmayı unutuyoruz. Mağazadan tadımlık bir şey verseler :" aman yine tanıtım, yolumu değiştireyim yoksa satmaya çalışacak yine, tutacak beni" diye geçirdğimiz oluyordur. Tüm bu yaşananlar doğallıktan uzak olunca biz de doğal olarak çekiniyoruz ve ayaklarımız geri geri gidiyor.
17 Temmuz 2013 Çarşamba
Görme Engelli Müşterilerini Özel Hissetiren Marka... / Let Blind People "See" Food Hareketi
Fast food şirketi Wimpy, görme engelli bireylerin yaşadıkları durumlara ilgi çekmek için 15 tane özel hamburger yaptı. Hamburgerlerin üzerine körlerin anlayabileceği cümleleri susam taneleri ile tek tek yazdı ve bakın ortaya bu reklam çıktı...
12 Temmuz 2013 Cuma
Toplu Taşıma Deneyiminizi Nasıl Eğlenceli Bir Hale Getirebilirsiniz?
Toplu taşıma araçlarında güvenlik kurallarını dinlemek biz
yolcular için genelde sıkıcı olmuştur. Hep aynı güvenlik kurallarını dinlemek,
artık o güvenlik kurallarını gözden düşürmemize ya da dinlemememize sebep
oluyor.
Yolcu güvenliğini ön plana çıkartmak isteyen ve bunu
yolculuk deneyiminin bir parçası yapmak isteyen şirketler farklı ve yaratıcı
uygulamalarla araçlarında seyahat eden müşterilerine ( burada yolcularına)
değişik çözümler sunuyorlar.
Hepimizin en son zamanlarda
Türk Hava Yolları uçaklarında gördüğü kabin güvenliği videoları tam da
buna bir örnek… Manchester United takımının oyuncularının oynadığı bu video,
yolculuk deneyiminiz boyunca yapmanız ve yapmamanız gerekenleri çok eğlenceli
bir dille aktarıyor.
Videoyu görmeyenler için link:
Yurtdışından farklı bir örnekten de bahsetmek isterim.
Melbourne metrosu yolcularını güvenlik konusu hakkında bilinçlendirmek ve
günlük koşuşturmada basit ama önemli güvenlik ihmallerini aktarmak için çok
eğlenceli bir video ve şarkı yapmış. Metro’nun inisiyatifiyle yapılan bu
kampanya Itunes’da en çok dinlenen şarkılar listesinin ilk 5’i arasında yer
almış ve youtube üzerinden milyonlarca tıklanma almış. Youtube’da bile birçok
kişi bu videoyu cover olarak yeniden yorumlamış J
Vee… kitleleri etkileyen ve içerdiği mesaj sayesinde
insanların beyinlerine kazınan o mehşur şarkının linki:
Ve şarkının yaptığı etkiyi anlatan video ise:
4 Temmuz 2013 Perşembe
United Breaks Guitars / Sosyal Medyada Mutsuz Müşteri Örneği :)
Hizmetlerinizden memnun olan müşterileriniz memnuniyetlerini 3-4 insanla paylaşırken, memnuniyetsizliklerini ise 8 ve üzeri insanla paylaşabiliyor! Şaşırtıcı bir rakam değil mi??
Mutsuz olan bu müşeriler, memnuniyetsizliklerini bir çok farklı kanal üzerinden dile getirebiliyor.. yeri geliyor call centerları arayıp başlarından geçenleri uzun uzun anlatıyorlar.. yeri geliyor sosyal medya üzerinden özellikle de Twitter ( ki ben bu yöntemi çok daha hızlı ve efektif buluyorum) üzerinden yazdıkları mesajlarla anlatıyorlar..
Geçtiğimiz senelerde memnuniyetsizliğini farklı bir dille dile getiren bir müşterinin videosu izlenme rekorları kırdı.. Bu kişi United Airlines ile yolculuk yapan Dave Carroll. Gelin bakalım bu kişi United Airlines'ı nasıl tüm dünyaya rezil etmiş bir bakalım :)
30 Haziran 2013 Pazar
Nespresso Müşteri & Kahve Deneyimi
Kaliteli Kahve deyince aklıma ilk Nespresso ve Nespresso’nun
birbirinden lezzetli kahveleri geliyor.
Nespresso markasıyla bundan tam 10 sene önce tanıştım ve o
günden beri, bu markanın benim için
farklı bir anlamı var.. Peki ne oldu da ben bu markaya bu kadar bağlandım? Bu
markanın bana yaşattığı hangi deneyim benim bağımlılığımı arttırdı? Durun
anlatayım.. asıl herşey Lozan’daki Nespresso mağaza deneyimimle başladı.
Lozan’daki Nespresso mağazası benim ilk gördüğüm ve hizmet
aldığım Nespresso Mağazasıydı. Bu mağaza diğer Nespresso mağazalarında olduğu
gibi duvarları ( yaklaşık 6mlik duvar..) kahve kapsülleriyle kaplı, kahve
makinaları ve aparatlarının sergilendiği ve ayrıca cafe bölümünün de olduğu
büyük bir mağazaydı. Mağazaya zaten ilk adım attığımızda, içeride yaratılan
ortam kendinizi çok kaliteli ve ayrıcalıklı bir yerde olduğunuz hissini
veriyordu. Bunu sadece ben değil, benimle alışveriş yapan arkadaşlarım da
söylüyordu.
Mağaza da ilk alışverişimi yaptığım zaman bana kasada deri,
içinde çip olan özel bir anahtarlık
verdiler. Mağazaya gelip, ödeme yapmadan önce çipi okutuyordum ve bana ismimle
hitap edip, en son çıkan çikolata koleksiyonundan tatmam için bir adet çikolata
veriyorlardı. Belki bu küçük bir ayrıntı olarak görünebilir ama sizi özel
hissettiren ve size değer verildiğini gösteren bir uygulamaydı.
Bunun yanında, kahve içilen kısımda size verilen hizmet de
müşterilerde farklı bir deneyim yaratıyordu. Kahve siparişiniz verdikten bir
müddet sonra, farklı bir garson camdan yapılmış özel bir servis arabasıyla
yanınıza gelip, kahveniz yanında yemek istediğiniz çikolatalardan veriyordu.
Ellerinde, beyaz eldiven, ve çikolata tutacıyla, yemek istediğiniz çikolatayı
peçete içinde size veriyordu.. Marka için belki çok maliyeti olmayan bu ince
detayın, bu mekanda kahve içen kişiler üzerindeki yaratmış olduğu müşteri ve
kahve deneyimini sanırım tahmin edersiniz. Bir yandan içtiğim kaliteli kahve,
bir yandan bana sunulan bu kusursuz hizmet Nespresso’ya olan bağımlılığımı ayrı
bir boyuta taşıdı.
Şuan, Nespresso ve ürünlerini yakından takip eden, en son
çıkan kahvelerini tatmak için aksiyon alan, web sitelerinde uzun zamanlar geçiren
bir Nespresso müşterisiyim. Lozan’daki mağazaya senede 2 defa uğramaya çalışan,
gidemesem de kahve siparişimi ordan veren sadık bir müşteri oldum. Marka benim
gerçekten de kalbimi kazandı.
Önümüzdeki günlerde Nespresso’nun Türkiye ve diğer
ülkelerinde yaşadığım mağaza deneyimlerinden ve markanın nasıl total bir
deneyim yaratma süreci olduğundan detaylı bahsedeceğim J
28 Haziran 2013 Cuma
Telefonda Satış Yaparken Ne Yapmamalı
Geçen gün İstanbul’un lüks otellerinden birinin müşteri
ilişkileri departmanından arandım.
Telefondaki kişi bana, ismimin özel müşteri listelerinde
olduğunu ( ki o otele sadece 1 gün yemeğe gitmiştim) ve bu müşterilerine özel
bir kampanya sunduklarının bilgisini veriyordu. Karakter olarak telefonda
alışveriş yapmayı ya da kampanyalar hakkında hemen fikir vermeyi sevmeyen bir
kişiyim.. Herkesin farklı bir alışveriş tarzı vardır, bazıları hızlı karar
verip alır, bazıları kampanyalar hakkında düşünmek ve zaman harcamak ister..
Neyse... Telefondaki bayan bana gerçekten de iyi bir
kampanyadan bahsediyor ve beni ikna etmek için telefonda detayları
aktarıyordu.. İçimden giderek “humm sanırım alabilirim, mantıklı geliyor...”
diye geçirirken satışçı arkadaşın 2 cümlesiyle tamamen fikrimi değiştirdim ve
telefonu hemen kapamak istedim. Gelin bakalım fikrimin değişmesine ne sebep
oldu...
- Kişi bana bilgileri aktarırken, Kendisinden yazılı olarak detayları istediğimi ve inceledikten sonra kendisine dönmek istediğimi ilettim. Karşılık olarak “ne yazık ki paylaşamam, kampanyanın son günü ve hemen karar vermelisiniz” cevabını aldım.. Ya ben bu tip cevapları kabul edemiyorum. Yüksek meblalı bir harcama yapacağım ve bunun detaylarını görmek, düşünmek istiyorum. 1 e-mail atarak hemen sizi bilgilendirebilirim demek yerine böyle bir cevabı artık bilgiye hızla ulaştığımız bu dönemde ne yazık ki kabul etmek çok komik geliyor..
- Bir diğeri ise, satışçı kadına, “pekiii 1 sene için ne ödemem gerekiyor?” diye sorduğumda aldığım cevap “500 TL ama sizin için bence bu para bile değil!! “ diye beklemediğim bir cevapla karşılaştım ve işte o an almayı planladığım bu promosyonu artık kafamdan tamamen sildim! Satış yapan birinin bu tarzını hiç ama hiç sevmedim... telefonda satış yapmak zor iş.. göz kontağınız olmadığı için kullandığınız kelimelerin, sözcüklerin ve ses tonunun önemi çok ama çok önemli ve konuşan kişinin bunun gerçektende farkında olması çok ama çok kriitk. Satış hedefini tutturacağım diye bu kadar baskıcı olmak yerine daha esnek davranmaları ve kişileri irite etmeden davranmaları gerekir..
Bunları anlatmak ve günümüz müşterileri nasıl düşünüyor, ne
hissediyor ve neye ihtiyacı varı iletmek istedim. Bir çok firma telesatış
yapıyor ve hem iyi hem de kötü örneklerle karşılaşıyoruz.. ben kötü bir
örnekten bahsettim bakalım iyi bir örnekle de karşılaşacak mıyım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



